Dünya Sağlık Örgütü- DSÖ’nün internet sayfasından alınan dünya genelinde gelen Domuz Gribi ile ilgili DSÖ Genel Müdürü Dr. Margeret Chan’in açıklamasının yer aldığı 11 Haziran 2009 tarihli DSÖ duyurusunun gayri resmi çevirisidir (12.06.2009).

İNFLUENZA A/( H1N1)(DOMUZ GRİBİ) – DSÖ GENEL MÜDÜRÜ DR. MARGERET CHAN’İN AÇIKLAMASI
11 Haziran 2009

DÜNYA 2009 İNFLUENZA PANDEMİSİNİN BAŞLANGICINDA 

Hanımlar ve Beyefendiler,

 

Nisan sonunda DSÖ yeni İnfluenza Virüsü ile ilgili olarak acil durumu ilan etmiştir.

Bu özel H1N1 türü daha önceden insanlarda rastlanmamıştı. Bu virüs tamamen yeni bir virüstür.  

Bu virüs bulaşıcı olmakla birlikte bir insandan başka bir insana ve bir ülkeden diğerine  kolayca bulaşabilmektedir. Bugün itibariyle 74 ülkede 30.000’e yakın teyit edilmiş vaka rapor edilmiştir.     

Bu sadece görünen tablonun bir bölümüdür. Birkaç istisna dışında vaka sayılarının yüksek olduğu ülkeler  genelde sürveyansın ve analiz süreçlerinin iyi olduğu ülkelerdir.

Birçok ülkede insandan insana bulaşma zincirini açıkça tanımlanması ile ilgili salgın iz sürme çalışmaları sürdürülemeyecektir. Salgının yayılması kaçınılmazdır.

Önde gelen İnfluenza uzmanları, virolojist ve halk sağlığı görevlileriyle görüştüm.  UST’de belirtilen prosedürler uyarınca bu konuyla ilgili olarak tesis edilen Acil durum Komitesi’nden tavsiyesine ve kılavuzluğuna başvurdum.

Mevcut durum ve bu durumla ilgili uzmanların değerlendirmeleri ışığında İnfluenza pandemisi ile ilgili bilimsel kriterlere ulaşıldığı görülmüştür.        

Bu nedenle Pandemi alarm seviyesinin aşama 5’den aşama 6’ya çıkarılmasına karar verdim.

Dünya şu anda 2009 İnfluenza pandemisinin başlangıcındadır. 

Biz bu pandeminin ilk günlerini yaşamaktayız. Virüs yakın ve dikkatli bir gözetim altında yayılmaktadır.

Bundan önce hiç bir pandemi bu kadar erken tespit edilmemiş ve gerçek zamanlı olarak bu kadar yakından izlenmemiştir.

Dünya şimdi son 5 yıl içerisinde influenza pandemisi ile ilgili olarak yaptığı yatırımların semeresini görmektedir

Bu salgın güçlü olduğuz bir zamanda meydana geldiği için avantajlı durumdayız. Ama bu durum tavsiye alma ve önemli bilimsel belirsizlik ve sınırlı verilerin ortasında güvence verme gereksinimi yaratmaktadır.  

Virüsün yayılımı ve bu virüsün neden olabileceği salgının büyüklüğüyle ilgili tabloyu erken görebilmemizi sağlamasından dolayı  gerçekleştirilen yakın izlemeye, ayrıntılı incelemelere ve ülkelerin doğru bildirimlerine teşekkür ederim.

Şu anda gördüğümüz bu tablonun çok çabuk değişebileceğini de bilmekteyiz.  Tüm İnfluenza virüslerinde olduğu gibi bu virüs de kuralları kendi koymakla birlikte her an herhangi bir sebep olmadan kuralları değiştirebilir.

Küresel olarak  bu pandeminin özellikle ilk günlerde hafif seyredeceği konusunda geçerli sebeplerimiz bulunmaktadır.   Tecrübelerimizden bildiğimiz kadarıyla pandeminin şiddeti birçok faktöre bağlı olmakla birlikte ülkeden ülkeye değişmektedir.

Mevcut deliller, hastaların çoğunun hafif belirtiler gösterdiği, herhangi bir tıbbi tedavi görmeden hızlı ve tamamen iyileştiği yönündedir.

Dünya genelinde ölüm vakalarının sayısı azdır. Bu ölümlerin hepsi ve her biri üzücü olmakla birlikte daha fazla ölüm vakasıyla karşılaşabiliriz. Bununla birlikte ciddi vaka sayıları ve ölüm vakası sayıları ile ilgili olarak ani ve dramatıik bir artış beklememekteyiz.

Yeni H1N1 virüsünün öncelikle gençlere bulaştığın biliyoruz. Hastalıktan etkilenen ve hastalığın sürmekte olduğu bölgelerin neredeyse tamamında vakaların ağırlıklı olarak 25 yaş altı insanların olduğu görülmektedir.     

Bu ülkelerin bazılarında vakarın %2 ‘sinde hastalık hızla ilerleyen ve hayati tehlike yaratan Pnömoni gibi ciddi bir rahatsızlık olarak kendini göstermiştir.

Ciddi ve ölümle sonuçlanan vakarın çoğu 30 ve 40 yaş arası yetişkinlerdir.  

Bu örnek mevsimsel olarak görülen İnfluenza salgınında ölümcül olarak etkilenen zayıf yaşlı insanlardan açıkça farklılık göstermektedir. 

Ciddi şekilde seyretmiş vakaların tamamını olmasa da bir çoğunu durumu kronik olan kişiler oluşturmaktadır. Mevcut sınırlı ilk veriler bu kişilerde solunum hastalıkları, astım, kalp-damar hastalığı, diyabet, otoimmün bozuklukları ve obezite hastalığı görüldüğü tespit edilmiştir.

Aynı zamanda, ciddi ve ölümcül vakaların aşağı yukarı üçte biri ile yarısının  genç ve orta yaşlı kişilerden  görüldüğü önemli bir bilgidir.         

Hiç şüphesiz hamile kadınlar komplikasyon riskinin yüksek olduğu kimselerdir.  Bu yüksek risk de öncelikle gençleri etkileyen bu virüsün önemini artırmaktadır.  

Sonuç olarak ve belki de en önemli sorun şudur bu virüs gelişmekte olan ülkelerdin içinde bulunduğu koşullarda nasıl bir davranış sergileyeceğidir. Bu güne kadar vakaların çoğu diğer ülkelere oranla gelişmiş ülkelerde rapor edilmiştir.

Bununla ilgili olarak bir çok sebepten ikisinin altını çizmeme izin veriniz. İlki; hamilelik döneminde ve çocuk doğumlarında yetersiz bakım kalitesinin işareti olan anne ölümlerinin %99’undan fazlası gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.

İkinci; kronik hastalıklardan  % 85 oranında düşük ve orta gelir düzeyi ülkeleri etkilenmektedir.    

Bununla birlikte bu pandemi gelişmiş ülkelerde  daha hafif seyredecek gibi gözükmektedir ancak  virüsün bulaştığı kaynakların yetersiz olduğu, yetersiz sağlık hizmetlerinin bulunduğu ve sağlık  problemlerinin yaygın görüldüğü ülkelerdeki tabloyu önceden tahmin edebilmek konusunda ihtiyatlı olunmalıdır.       

Hanımefendiler ve Beyefendiler,

Pamdeminin karekteristik özelliklerinden biri dünyanın her tarafına hızlı bir şekilde yayılımıdır. Geçen yüzyılda bu salgın tipik olarak  6 ile 9 ay sürmüştür hatta ulaşımın çoğunlukla gemi ve trenle yapıldığı bir zamanda bile.

Ülkeler yakın gelecekte salgının genişlemesine ve yeni vakalara karşı hazırlıklı olmalıdırlar. Salgının pek yaptığı ülkeler ise salgınla ilgili olarak ikinci bir dalgaya karşı  hazırlıklı olmalıdırlar.

Özel korunma ve ihtiyati tedbirleri ile ilgili kılavuz tüm ülkelrin sağlık bakanlıklarına gönderilmiştir.  Az ya da hiç vaka görülmeyen ülkeler ise tedbirli olmalıdır.  

Geniş ölçekli hastalık bulaşmasının görüldüğü ülkeler hastaların uygun bir şekilde yönetimine odaklanmalıdır. Hastalarla ilgili tahliller ve incelenmeler, bu tarz tedbirler kaynaklara bağlı ve kapasiteleri çok çabuk yıpratabileceği için, sınırlandırılmalıdır.     

DSÖ İnfluenza aşısı üreticileri ile yakın iletişim içindedir. Mevsimsel İnfluenza aşısının üretimi yakında tamamlanacağını ve gelecek ay bu aşıların büyük ölçüde temin edilebileceğini düşünmekteyim.

Aşı kullanılabilir olana kadar farmasötik olmayan  müdahaleler belli ölçüde korunma sağlayabilir.  

DSÖ seyahatin sınırlanmamasını ya da sınırların kapatılmamasını önermeye devam etmektedir.

İnfluenza pandemileri, hafif ya da şiddetli geçsin, dünya nüfusunun enfeksiyonlara karşı neredeyse evrensel olan duyarlılığından dolayı önemli olaylardır.  

Hepimiz bu Pandeminin içindeyiz ve bu pandemiyi birlikte atlatacağız.

 
                                                                                                       Teşekkür ederim.

Çeviri: Mem. Emin Ali BALTACI
2008 © Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü
Kemankeş Cad. Karamustafapaşa Sk.No:21 34425 Karaköy / Beyoğlu / İSTANBUL
Tel:(0212) 293 36 74(8 hat) / Fax: (0212) 293 36 83