Haftalık
güncelleme
Bu hafta
itibariyle
toplam
177 ülke
ve
yönetim
bölgesinde
1.799
ölüm
vakasının
da dahil
olduğu
toplam
182.000’in
üzerinde
laboratuar
tarafından
teyit
edilmiş
pandemik
H1N1
influenza
vakası
DSÖ’ye
bildirilmiştir.
Özellikle
de
hastalığın
orta
şiddette
görüldüğü
ve
açıklanan
vaka
sayılarının
meydana
gelen
vaka
sayılarından
çok
düşük
olduğu
çoğu
ülkede
vaka
sayılarının
sayılmasına
son
vermiştir.
Bununla
birlikte,
DSÖ’nün
takip
ağı
aracılığıyla,
güney
yarımkürede
yer alan
ılıman
bölgelerde,
pandemik
(H1N1)
influenzanın
bu
bölgede
yere
alan
ülkelerden
daha geç
görüldüğü
Güney
Afrika
hariç,
influenza
vakalarının
görülme
oranında
bir
düşüşün
olduğu
gözlenmektedir.
Ulusal
hastalık
görülme
oranının
yükseldiği
Arjentin,
Şili ve
Avustralya’nın
pandemiden
daha geç
etkilenen
bölgelerinde
virüsün
hala
aktif
olarak
bulaştığı
görülmektedir.
Asya’nın
tropikal
bölgelerinde
bulunan
ülkelerde
hastalık
görülme
oranının
yükseldiği
rapor
edilmiştir.
Örneğin;
aktif
sürveyans
programına
sahip ve
monsun
sezonuna
giren
Hindistan,
Tayland,
Malezya
ve Hong
Kong
gibi
Asya’nın
tropikal
bölgelerinde
yer alan
ülkelerde
hastalık
görünme
oranının
yükseldiği
tespit
edilmiştir.
Kosta
Rika ve
El
Salvador
gibi
Orta
Amerika’nın
tropikal
bölgelerinde
yer alan
ülkelerde
hastalığın
çok
aktif
bir
şekilde
yayıldığı
görülmektedir.
Kuzey
Amerika
ve
Avrupa’da
geniş
çapta bu
virüsün
hala
görülmesine
ve
Avrupa’da
birkaç
ülke ile
ABD’de 3
eyaletin
bazı
bölgelerinde
yüksek
hastalık
aktivitesinin
görülmesine
rağmen
kuzeyde
bulunan
ılıman
bölgelerde
hastalık
görünme
oranında
genel
olarak
bir
düşüş
gözlenmektedir.
Güney
yarımkürede
bulunan,
şimdilerde
kış
mevsimini
yaşamakta
olan ve
pandemik
H1N1’in
görülmeye
başlandığı
ılıman
bölgelerin
her
yerinde
mevsimsel
grip
suşu
olan
H3N2’ninoransal
önemi
hızlı
bir
şekilde
azalmış
ve
pandemik
H1N1 bu
bölgede
yer alan
ülkelerin
neredeyse
tamamında
görülen
baskın
suş
olmuştur.
Bazı
mevsimsel
H1N1
suşları
rapor
edilmekle
beraber,bu
H1N1
suşları
hala
mevsimsel
suş olan
H3N2’den
daha az
görülmektedir.
Kuzey
yarımkürede
bu
birden
fazla
suşun
görülmesinin
devam
edip
etmeyeceğini
söylemek
için çok
erken
olmasına
rağmen
kış
mevsiminin
başlangıcından
itibaren
pandemik
H1N1’in
baskın
suş
olacağı
düşünülmektedir.
Avustralya,
Kanada,
Yeni
Zelanda
ve
ABD’nin
dahil
olduğu
birçok
ülke
kendi
nüfuslarının
pandemik
influenzanın
yol
açabileceği
ciddi
rahatsızlıklarla
ilgili
olarak
yüksek
risk
altında
bulunduklarını
belirtmiştir.
Sağlık
hizmetine
erişimle
ilgili
meseleler,
hastalık
riskini
artırdığı
bilinen
kronik
sağlık
koşulları
ya da
diğer
etkenler
sebebiyle
bu
grupların
ne kadar
yüksek
risk
altında
bulundukları
hala
açıkça
tanımlanmamıştır.
Yerli ve
hastalığa
açık
nüfusa
sahip
ülkeler
pandemik
influenza
ile
ilgili
durumu
dikkatlice
değerlendirmeli
ve
yaklaşan
kış
sezonunda
pandemik
influenzanın
nüfusları
üzerindeki
etkiyi
azaltacak
yeni
yöntemleri
göz
önünde
bulundurmalıdır.
DSÖ’ye
Oseltamivire
direnç
gösteren
12 virüs
vakası
bildirilmiştir.
Bu
izole
edilmiş
vakaların
nöraminidazda
(H275Y
olarak
bildirilen)
mutasyona
uğramış
olduğu
ve
bunun da
Oseltamivire
direncin
gelişmesini
sağladığı
belirlenmiştir.
Bununla
birlikte
Oseltamivire
direnç
gösteren
bu
virüslerin
Zanamivir’e
karşı
hala
duyarlı
olduğu
bilinmektedir.
Bu
vakaların
8’inde
Oseltamivir
profilaksisine
hastalığa
maruz
kalınmasından
sonra
başlanıldığı,
birinde
komplike
olmayan
bir
hastalık
tedavisinde
Oseltamivir
kullanıldığı
ve
ikisinde
ise
immünitesi
zayıflamış
bir
hastada
Oseltamivir
kullanıldığı
tespit
edilmiştir.
Bu izole
edilmiş
vakalar
dünyanın
farklı
yerlerinde
görülmüştür
(Japonya’da
4,
ABD’de
2, Çin,
Hong
Kong’da
2 ve
Danimarka,
Kanada,
Singapur
ve
Çin’de
1’er
vaka) ve
bu
vakaların
arasında
herhangi
bir
epidemiyolojik
bağlantı
bulunmamaktadır.
Ayrıca
bu
vakalardan
hastalığın
başkalarına
bulaştığına
dair bir
kanıt da
yoktur.
8
Ağustos
2009
tarihli
Viroloji
veri
güncellemesine
yandaki
bağlantıdan
ulaşabilirsiniz;
Download
update
(.pdf) |