HSSGM >
DSÖ'nün
29.09.2008 tarihli hastalık duyurusu
Irak'ta
Kolera
(1.
güncelleme)
29
Eylül
2008
Irak
Hükümeti 20 Ağustos 2008 tarihinde ülkede bu
sene meydana gelen ilk
kolera
vakasını rapor etmiştir. 28 Eylül 2008 tarihi
itibari ile 5 ölüm vakasını içeren toplam 341
vaka laboratuarca teyit edilmiştir (vaka/ölüm
oranı %1,5). Toplam 9 il salgından etkilenmiş
olmakla birlikte salgından en çok etkilenen
iller sırasıyla; Babil (%58), Bağdat (%18) ve
Kerbela’dır (%9). Kolera görülen diğer iller ise
Anbar, Basra, Diwanyia, Misan ve Necef’tir.
Teyit edilen
kolera vakalarının dışında
kolera benzeri belirtiler görülen Akut Sulu
İshal nedeniyle hayatını kaybeden 7 ölüm vakası,
31 de şüpheli vaka bulunmakta olup bunlar
incelenmektedir.
Bunlara rağmen bu salgının şiddeti 2007 yılında
meydana gelen salgından daha az olup
dalgalanmaların olması mümkündür. Bu nedenle bu
salgının kontrol altına alındığının söylenmesi
için henüz çok erkendir. Bunun dışında su ve
sanitasyon alanındaki uzun vadeli yetersizlik
aciliyet arzetmekte olup Irakta yaşayan
insanların tamamı güvenli-temiz suya ve uygun
sanitasyona erişimi sağlanıncaya kadar
kolera salgınları tekrarlayacaktır.
Irak Sağlık Bakanlığının talebi üzerine ve Dünya
Sağlık Örgütü (DSÖ), Sağlık Bakanlığına teknik
destek sağlamaktadır. DSÖ bölge su ve sanitasyon
uzmanları Bağdat’a ulaşmıştır ve DSÖ-UNICEF’in
ortaklaşa oluşturduğu değerlendirme heyeti uygun
güvenlik koşulları oluşur oluşmaz Babil ve
Misan’da göreve başlayacaktır.
DSÖ bu ülkede
meydana gelen
kolera salgınının kontrol altına alınması
ile ilgili olarak herhangi bir ticari ya da
seyahat kısıtlamasına gereke olmadığını
bildirmiştir.
Bununla birlikte Irak’a komşu ülkeler aktif
sürveyans ve hazırlık sistemlerini
kuvvetlendirmeye davet edilmektedir.
Kolera salgınlarında etkili olmayan,
antimikrobik direncin artmasına sebebiyet
vererek istenmeyen yan etkilere yol açan toplu
ilaç tedavisi önerilmemektedir.
Uluslararası temin edilebilen ve ön yeterliliğe
sahip Oral Kolera Aşısı’nın 2 dozluk kürü,
koruyucu olabilmesi için zamana ihtiyaç
duyulması, yüksek maliyeti ve lojistiğinin zor
olması nedeniyle bir salgın başladıktan sonra
kullanılması önerilmemektedir.
Koruyuculuğunun
düşük olması ve istenmeyen etkilerinin çokça
görülmesi nedeniyle damar ve kas içi yapılan
Kolera Aşısı’nın kullanımı DSÖ tarafından hiçbir
zaman önerilmemektedir.
Daha fazla
bilgiye aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz;