Yolcular çoğu zaman, çevresel koşullarda, sağlık üzerinde zararlı etkileri bulunan
ani ve önemli değişikliklerle karşılaşırlar. Seyahat; yükseklik, ısı ve nemlilik,
bilinmeyen hayvan ve böcek türleri ile karşı karşıya kalma gibi önemli değişiklikleri
kapsar. Çevredeki ani değişikliklerin negatif etkilerini asgari düzeye indirmek
için bazı basit önlemler almak yeterlidir.
Bunun yanı sıra yolcular; alışılmamış bir bulaşıcı hastalığa yenilmekten daha çok,
kaza veya şiddet olaylarıyla hasar görürler ya da ölürler. Trafik kazaları seyahat
eden insan ölümlerinin en sık nedenidir. Trafik kazaları ve şiddet olaylarının,
özellikle de uzmanlaşmış bir sağlık bakımının mevcut olmadığı gelişmekte olan ülkelerde
riskli sonuçları vardır. Kazalar ve yaralanmalar; yüzme, dalma, tekne kullanma ve
diğer faaliyetlerde bulunulan yüzme mekanlarında da meydana gelebilir. Yolcular,
tehlikenin farkına vararak ve uygun önlemleri alarak bu risklerin oluşma ihtimalini
azaltabilir.
1998 yılında trafik kazalarında dünyada 1 milyon kişinin öldüğü ve bir 10 milyon
kişinin de yaralandığı tahmin edilmektedir.
Gelişmekte olan birçok ülkede trafik yasaları sınırlıdır veya yetersiz uygulanmaktadır.
Genellikle trafik sıkışıklığı gelişmiş ülkelere nazaran daha karmaşıktır ve trafik,
tümünün aynı yolu paylaştığı iki ve dört tekerli araçlar, hayvanların çektiği araçlar
ve taşıtlar ve yayalardan oluşmaktadır. Yollar kötü yapılmış ve yolların bakımı
yapılmamış, yol işaretleri ve aydınlatma yetersiz ve sürme alışkanlıkları kötü olabilir.
Yolcular, ister yaya ister sürücü olsun, yollarda aşırı dikkatli olmalıdırlar.
Bir trafik kazasına dahil olmamak veya bir kazanın kurbanı olmamak için yolcuların
alabileceği birkaç pratik önlem bu riskleri azaltacaktır.
Önlemler
Kaza sonucu oluşabilecek yaralanmalar ve hastalıkları için tıbbi tedaviyi kapsayan
tam bir sigorta sahibi olunuz.
Ulusal sürücü ehliyetinizin yanı sıra bir de uluslararası sürücü ehliyeti taşıyınız.
Gidilecek ülkedeki yollardaki, yürürlükteki trafik ve araç bakımı yönetmelikleri
hakkında bilgi edininiz.
Bir araba kiralamadan önce lastiklerin, emniyet kemerinin, yedek tekerlerin, farların
ve frenlerin vs. durumunu kontrol ediniz.
Yollardaki resmi olmayan kuralları biliniz; örneğin bazı ülkelerde, öndeki araca
yetişmeden önce korna çalmak veya farları yakıp söndürmek adettir.
Trafik akış yönünün ülkenizdekinin tam tersi olduğu ülkelerde özellikle uyanık olunuz.
Tanımadığınız ve aydınlatması olmayan yollarda araç kullanmayınız.
Bir mopet, motosiklet ya da bisiklet kullanmayınız.
Alkol aldıktan sonra araç kullanmayınız.
Daima hız sınırları dahilinde kalmaya özen gösteriniz.
Mutlaka emniyet kemerinizi takınız.
Yoldan geçebilecek hayvanlara dikkat ediniz.
Gelişmekte olan birçok ülkede şiddet önemli bir risk durumudur. Özellikle suç düzeylerinin
yüksek olduğu ülkelerde, suçlular sık sık turistleri ve iş yolculuğu yapan kişileri
hedef almaktadır. Ancak bazı makul önlemler bu riskleri azaltabilir.
Önlemler
Soygunlara karşı sadece gece değil gündüz de tetikte olunuz.
Mücevher, kameralar ve diğer değerli eşyalarınızı görünen yerlerde saklamayınız
ve üzerinizde fazla para taşımayınız.
İzole edilmiş kumsallara ve uzak bölgelere gitmeyiniz.
Aşırı kalabalık trenler, otobüsler ve dolmuşlardan uzak durunuz.
Sadece yetkili sınıftaki taksileri kullanınız.
Gece araba kullanmaktan kaçınınız ve kesinlikle tek başınıza yolculuk yapmayınız.
Arabanızın kapılarını kilitli ve pencerelerini kapalı tutunuz.
Trafik ışıklarında beklerken özellikle tetikte olunuz.
İyi aydınlatılmış alanlarda park ediniz ve yabancıları arabanıza almayınız.
Uzak bölgelere yolculuk yaparken yerel bir rehberlik/tercümanlık ya da yerel bir
sürücülük hizmeti alınız.
Bazı ülkelerde araç korsanlığı bilinen bir risktir. Silahlı soyguncular tarafından
durdurulursanız, direnç göstermeye kalkışmayınız ve ellerinizi saldırganların sürekli
görebileceği bir konumda tutunuz.
Güneşten gelen ultraviyole ışınlarının olumsuz etkileri şunlardır:
UV radyasyonuna, özellikle de UVB ışınlarına maruz kalma, daha çok açık tenli kimselerde,
halsiz bırakan güneş yanıkları ve güneş çarpmasına neden olabilir.
Gözlerin fazla UV ışınına maruz kalması akut keratit (kar körlüğü) ve uzun vadede
katarakt oluşmasına yol açabilir.
Cilt üzerindeki uzun vadede oluşabilecek olumsuz etkileri şunlardır:
-Özellikle UVB radyasyonlarından dolayı, cilt kanseri oluşması (karsinom ve
habis melanom)
-Özellikle cildin daha da derinine geçebilen UVA radyasyonlarından dolayı
cildin daha hızlı yaşlanması
Tedavi amaçlı çeşitli birçok ilaçlar, doğum kontrol hapları, bazı koruma amaçlı
sıtma önleyici ilaçlar ve birtakım mikrop önleyiciler; aynı zamanda gün ışığına
çıkıldığında dermatolojik değişikliklere sebep olabilirler. Bergamot yağı ve diğer
turunçgiller yağı içeren parfümler gibi belli bir bölgeye tatbik edilen ürünler
fototoksik temas oluşmasına yol açabilir.
Bu ışınlara maruz kalma bağışıklık sistemini baskılayabilir, bulaşıcı hastalık riskini
arttırabilir ve aşıların verimliliğini kısıtlayabilir.
Önlemler
Gün ortasında en yoğun şekilde UV yayan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınınız.
Kollar ve bacakları kapatan giysiler giyiniz (yazlık giysiler UV koruyucudur ve
kaliteli güneş kremlerinden genellikle daha etkilidir.)
UV ışınlarından koruyucu, gözleri tamamen kapatan güneş gözlükleri ve geniş kenarlı
şapka takınız.
Vücudun açıkta kalan yerlerine 15 veya daha fazla faktörlü bir güneş kremi tatbik
ediniz ve bunu sık sık tekrar ediniz.
Çocukların çok iyi korunmasına özen gösteriniz.
Suda vakit geçirilirken fazla maruz kalmaya karşı tedbirler alınız.
Alınan ilaçların UV radyasyonuna karşı duyarlılığı etkileyip etkilemediğini kontrol
ediniz.
Eğer daha önce yan etki olarak cilt reaksiyonları olmuşsa, güneşe maruz kalmaktan
ve daha önce bu tip reaksiyonlara yol açan ürünleri kullanmaktan kaçınınız.
Fazla yüksek yerlerde atmosfer basıncı düşüktür. Bunun sonucu oluşan düşük oksijen
basıncı hipoksiye (dokulara az oksijen gitmesi) neden olur. 1500-3500 metre yüksekliklerde,
eksersiz toleransı düşer ve nefes alma sıklığı yükselir. 3500-5500 metre yüksekliklerde,
hipoksi gelişir ve yükseklik hastalığı oluşabilir. Hızlı yükselme akut hipoksiye
yol açabilir; ilgili kişi bayılır ve bilincini yitirebilir. Akut dağ hastalığı yüksek
yerlerde 1-6 saat sonra ortaya çıkar. İlk önce baş ağrısı ve bunu müteakiben iştahsızlık,
mide bulantısı ve kusma, uyuyamama, yorgunluk, bitkinlik ve hassasiyet halleri görülür.
Akciğer ve beyin ödemi oluşmasından dolayı bazı vakalarda sonuç ölümcül olabilmektedir.
Kalp damar rahatsızlıkları veya akciğer hastalıkları ya da anemi öyküsü olan kimseler
yükseklik değişimlerine karşı çok duyarlıdır ve bu olay bu kimseler için çok tehlikeli
ve hatta yaşamı tehdit edici boyutlarda olabilir.
Yüksekliklere Alışmamış
Yolcular İçin Önlemler
Mümkünse yüksekliklere doğrudan tırmanmayınız. Akut dağ hastalığını önlemeye yardımcı
olması için 2500- 3000 metre yükseklikte 2-3 gecelik bir mola veriniz.
Yüksek yerlere ancak doğrudan gidilebiliyorsa, yolcu oraya vardıktan sonra aşırı
güç harcamak, ağır yemekler yemek ve alkol kullanmaktan kaçınmalıdır.
Fazla yüksek bölgelere seyahat eden (> 3000 metre) yolcular koruyucu ilaçlar
(ör. asetazolamit) almayı düşünebilirler.
Yüksek yerlere tırmanmayı veya trekking yapmayı düşünen yolcuların aşamalı adaptasyona
ihtiyaçları vardır.
Kalp damar, akciğer veya anemi öyküsü bulunan kişiler yüksek yerlere seyahat etmeye
karar vermeden önce sağlık konusunda danışmanlık almalıdırlar.
Sıcaklık ve nemdeki ani değişikliklerin sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabilir.
Yüksek ısı ve neme maruz kalmak su ve elektrolit (tuzlar) kaybına neden olur ve
ısı tükenmesi ve ısı felcine yol açabilir. Kuru sıcak koşullarda, yeterli miktarda
sıvı alınmazsa büyük bir olasılıkla dehidratasyon gelişir. Yemek veya içeceklere
biraz tuz katılması (bu durum
birey için sakıncalı değilse), özellikle de adaptasyon sürecinde ısı tükenmesinin
önlenmesine yardımcı olur.
Tuzlu gıdalar ve içeceklerin tüketilmesi, sıcak bitkinliği ve aşırı terlemeden sonra
kaybedilen elektrolitlerin yenilenmesine yardımcı olur. Yaşlı yolcuların sıcak hava
koşullarında ekstra sıvı almalarına daha çok özen göstermeleri gerekir, çünkü susuzluk
refleksi yaşlandıkça azalır. Ayrıca, bebekler ve küçük çocukların dehidratasyondan
kaçınmak üzere yeterli miktarda sıvı almalarına dikkat edilmelidir.
Sıcak hava şartlarında cildin tahriş olması görülebilir. Mantar kökenli cilt enfeksiyonları
sıcaklık ve nem ile daha da şiddetlenir. Her gün duş alma, hafif pamuklu giysiler
giyme ve cildin hassas bölgelerine talk pudrası sürme, bu enfeksiyonların yayılmasını
önlemeye yardımcı olur.
Sıcak, kuru, tozlu havaya maruz kalma, gözlerin ve solunum yollarının tahribatına
ve enfeksiyonuna yol açabilir.
Soğuk, boğulmaya göre, denizde ölümün başlıca kaynağıdır. Vücut ısısı düştüğünde
(hipotermi) ilk önce zihin bulanması daha sonra bilinç kaybı gerçekleşir, bu da
başın suyun altına doğru gitmesine ve dolayısıyla boğulmaya sebep olur. Başın suyun
üzerinde durmasını sağlayacak bir can yeleği sayesinde boğulma önlenebilir fakat
başka bir müdahalede bulunulmazsa hipotermik kalp durmasından dolayı doğrudan ölüm
meydana gelir. Ancak, can yeleğinin yanı sıra, sıcak tutan elbiseler giymek soğuk
suda kurtulma süresini uzatabilir. Çocuklar, özellikle de erkek çocuklar yetişkinlere
göre daha az yağa sahiptir ve bu yüzden serin veya soğuk suda çok daha hızlı bir
şekilde donabilirler.
Eğer eksersizden sonra ve yemek yemeden az miktarda bile olsa alkol alınırsa hipoglisemi
oluşabilir. Bu durum zihin bulanmasına ve zaman ve yer kavrama yeteneğinin kaybına,
ayrıca ortam soğuksa vücut ısısının hızlıca düşmesine neden olur. Aynı anda yeterli
miktarda gıda alınmazsa, az miktarda alkol bile uzun mesafeli yüzüşlerde veya kürek
çekmek gibi uzun ve zorlu su sporlarından sonra çok tehlikeli olabilir.
Buz üzerinde patenle kaymak veya balıkçılık yapmak gibi kış faaliyetleri ile uğraşan
kimseler, vücutlarının suyla ıslanmamasına dikkat etmelidirler. Donma ısısındaki
sulara kaza sonucu düşülmesi çok tehlikelidir, çünkü ortalama öldürücü ıslanma zamanı
(ölmesine yol açacak zaman) çocuklar ve birçok yetişkin için 30 dakikadan azdır.
Hızlı bir tedavi, hastaları su hipotermisinden kurtarmak için diğer tüm geciktirici
işlerden çok daha önemlidir. Sıcak bir duş (elin suyun altından çekilmeden tutulabileceği
bir sıcaklıktan fazla olmamalıdır) bu olayı gerçekleştirmek için en etkili yöntemdir.
Boğulma durumunda, kalp durması ve soluk alışının durması mideden su çıkararak ve
hemen dıştan kalp masajı ve suni teneffüs yapılmaya başlanarak düzeltilmeye çalışılmalıdır.
Kalp durması durumu yoksa, kesinlikle kalp masajı yapılmamalıdır. Akciğerlerine
su dolmuş kişilerin, akciğer komplikasyonlarının kontrolü için mutlaka hastaneye
sevk edilmeleri gerekir.
Güvenli Olmayan Yüzme
Mekanları İçin Alınacak Genel Önlemler
Bölgedeki yüzme mekanlarının kalitesi hakkında o yöreden bilgi alınız,
Kanalizasyonla kirlenen kumsallara gitmeyiniz,
Kanalizasyonla kirlenen sularla yıkanmayınız,
Kanalizasyonla kirlenen suları kesinlikle içmeyiniz.
Yüzme amaçlı deniz suyu ve tatlı su gölleri ve nehirlerinin sağlık üzerinde eksersiz
ve dinlenme gibi yararlı etkileri vardır. Ancak, sağlıkla ilgili birçok tehlike
de yüzme mekanları ile ilişkilidir. Başlıca riskler şunlardır:
1- Enfeksiyon:
Patojen bakteriler, mantarlar, parazitler ve virüslerin yenmesi, solunması veya
bu mikroorganizmalar ile temasta bulunulması;
Bulaşıcı hastalık taşıyan böcekler veya sinekler tarafından ısırılma.
Deniz sularında, enfeksiyon; doğal olarak var olan, bu suyu kullanan insan ve hayvanlar
tarafından taşınan veya dışkı yoluyla bulaşma sonucu var olan patojen mikroorganizmaları
yeme, soluma ya da bu organizmalara temas etme sonucu oluşabilir. Yolcular arasındaki
en yaygın enfeksiyonlar yolcu ishali, akut febril solunum hastalığı ya da kulak
enfeksiyonlarıdır.
Tatlı sularda, enfekte olmuş kemirgenlerin idrarı ile yayılan leptospiroz, cilt
veya mukoz zar açıklıkları ile temas ederek insanlarda enfeksiyona neden olur. Skistosomiyazın
bölgesel olarak görüldüğü yerlerde, enfeksiyon, yüzerken veya sığ sularda oynarken
larvanın ciltten içeri girmesi ile gerçekleşir (ayrıca bakınız Konu 5).
Yüzme havuzları ve kaplıcalarda eğer sular yeterli şekilde ilaçlanmıyor ve dezenfekte
edilmiyorsa enfeksiyon olabilir. İshal, gastroenterit ve boğaz enfeksiyonları mikroplu
su ile temas sonucu oluşur. Klor ve diğer dezenfektanların düzgün kullanımı sudaki
çoğu virüs ve bakterileri kontrol altında tutar. Ancak, Giardia ve Criptosporidium
gibi parazitler enfekte ettikleri kişilerden fazla miktarda etrafa yayılır ve bu
organizmalar rutin dezenfeksiyon prosedürlerine karşı dirençlidirler. Ancak ozon
ile inaktif hale getirilirler ya da süzme yöntemiyle ayıklanabilirler.
Kaplıcalar veya su çevrilerine mikrop bulaşması Legionella ve Pseudomonas Aeruginosa
enfeksiyonlarına neden olabilir. Dış kulak iltihabı, idrar yolu ve solunum yolu
enfeksiyonları, yaralar ve kornea enfeksiyonunun kaplıcalar ile ilgili bağlantısı
vardır.
Kişiden kişiye doğrudan temas veya havuz ve kaplıca yakınlarındaki mikroplu yüzeylere
fiziksel temas; siğiller, kütanöz papilloma (siğil) neden olan virüsleri bulaştırır
ve tüylerde, tırnaklarda ve ciltte mantar enfeksiyonları, özellikle de tinea pedis
de (Madura Ayağı) benzer şekilde bulaşır.
Önlemler
Tüm yüzme mekanlarında güvenliliği elden bırakmayınız,
Yüzme mekanlarında yaptığınız faaliyetlerden önce alkol kullanmaktan kaçınınız,
Yüzme mekanlarında çocukların neler yapmakta olduğunu iyi takip ediniz,
Kaplıca ve saunalardaki aşırı sıcaklıklardan sakınınız, bu durum özellikle de hastalık
öyküsü olan kimseler, hamile kadınlar ve küçük çocuklar için çok önemlidir,
Güneş ışığına çok fazla maruz kalmamaya dikkat ediniz,
Mikroplu sulara temas etmemeye özen gösteriniz,
Suda yaşayan olası tehlikeli hayvanların var olup olmadığı hakkında çevreden bilgi
toplayınız,
Kıyıda, ırmak kenarında ve çamurlu yerlerde yürürken ayağınızda mutlaka ayakkabı
bulunmalıdır.
2- Boğulma ve kaza
Yüzme mekanları; denizleri, tatlı su göllerini ve nehirlerini, yüzme havuzlarını
ve kaplıcalarını kapsamaktadır. Emniyetli davranışlar ve basit önlemler ile yüzme
mekanlarındaki tehlikeler asgari düzeye indirilebilir.
Yüzme mekanlarındaki en önemli sağlık tehlikeleri, boğulma ve özellikle de baş ve
omur ile ilgili darbeli yaralanmalardır. Her yıl en az yarım milyon insanın boğulmaktan
dolayı öldüğü tahmin edilmektedir. Buna ilaveten, daha da çok "neredeyse boğulma"
vakaları meydana gelmekte ve bu tip vakaların genellikle sağlık üzerinde hayat boyu
süren etkileri olmaktadır.
Boğulma vakaları; bir kişi gelgit veya anafora yakalanırsa, yükselen gelgit arasında
kalırsa, bir yat veya bottan denize düşerse, batmış engellere takılıp kalırsa ya
da şişme yatakta uyuyakalıp suya düşerse oluşabilir. Yüzme havuzları ve kaplıcalarda;
boğulma, boğulmaktan son anda kurtulma vakaları veya diğer yaralanmalar, havuzların
çıkış deliklerindeki emme kuvvetinin vücudun bir uzvunu ya da saçı çekecek
ve böylece başın suyun altında kalmasına yol açabilecek güçte olmasından dolayı
meydana gelebilir. Yüzme havuzlarındaki boğulma vakaları, su kaydırağından düşme
ve darbe sonucu bilinç kaybından dolayı da oluşabilir. Su duru olmazsa batmış yüzücüleri
ve engelleri görebilmek zor olabilir, bu da suda kaza yaşanması riskini arttırır.
Çocuklar çok kısa sürede ve sığ bir suda bile kolayca boğulabilirler. Çocuk boğulmalarına
yardımcı olan en sık etken yetişkinlerin çocuklarını takip etmemeleridir. Sudaki
veya su kenarındaki çocuklar, yetişkinler tarafından sürekli takip edilmelidir.
Boğulma su ile uğraşan ve balıkçılık yapan kişiler için de bir tehlike oluşturmaktadır.
Soğuk suya düşme, özellikle de kalın giysiler giyilmişse, yüzmeye mani olacağı için
boğulma ile sonuçlanabilir.
Darbeli yaralanmalar genellikle sığ suya dalma veya su altındaki engellere çarpma
sonucu meydana gelen dalış kazalarından kaynaklanır. Su, olduğundan daha derin gözükebilir.
Kafanın sert bir yüzeye çarpması baş ve/veya omurilik yaralanmalarına sebebiyet
verebilir. Omurilik yaralanmaları, çeşitli seviyelerdeki çift taraflı ve dört taraflı
felçlere neden olabilir. Baş yaralanmaları şiddetli sarsıntıya ve hafıza ve/veya
hareket yetenekleri kaybına yol açabilir.
Yetişkinlerdeki boğulma ve çarpma yaralanmaları sık olarak; karar vermeyi zayıflatan
ve etkili hareket etme yeteneğini azaltan alkol tüketimi sonucu oluşur.
Suya atlama veya sudaki diğer insanların üzerine atlama retinanın yırtılmasına ve
bu da körlüğe ya da yarı körlüğe neden olabilir.
Önlemler
Tüm yüzme mekanlarında güvenli davranışlar içinde bulununuz: gerekli yerlerde can
yeleği takınız, gelgitlere ve akıntılara dikkat ediniz ve kaplıca ve yüzme havuzlarındaki
deliklerden uzak durunuz.
Sudaki ve hatta sığ su kenarında bulunan çocuklarınızın ne yaptığına sürekli dikkat
ediniz.
Sudaki veya su yakınındaki yapacağınız herhangi bir faaliyetten önce kesinlikle
alkol almayınız.
Dalış yapmadan önce suyun derinliğini kontrol ediniz, bulanık suya dalmayınız ve
atlamayınız çünkü suyun altında göremediğiniz yüzücüler veya başka engeller olabilir.
Suya veya sudaki insanların üzerine atlamayınız.
3- Fizyolojik olarak:
Koma ve ölüme yol açan donma;
Kalp durmasına ve kramplara yol açan ısı şoku;
Güneş altında ısı ve ultraviyole ışınlara akut olarak maruz kalma: sıcak bitkinliği,
güneş yanığı, güneş çarpması;
Güneş ışığına uzun süredir maruz kalma (cilt kanserleri, katarakt)
4- Zehirlenme ve toksik
maddeler:
Kimyasallarla kirlenmiş su ve yağ tabakalarının içilmesi, solunması ya da bu maddelere
temas etme;
Zehirli hayvanların ısırması ya da sokması;
Toksik planktonların (toksik özellikli deniz canlıları) yenmesi, solunması ya da
bu planktonlara dokunma.
|